FLAŞ HABER
 AVM MESCİTLERİ KAPATILSIN

"Bu da ne diyor, ne saçmalıyor, biz açtırmanın derdindeyken?"

Diyenlerinizi...

Dikkat çekici buluyor, saçma görüşlerimi özellikle onların dikkatlerine arz etmek istiyorum.

Rica ediyorum, saçmalama hakkımı bana çok görmeyiniz.

Ancak bu saçma düşüncelere geçmeden önce bir şey yapılması gerekiyor.

AVM'lere ilişkin yerleşmiş kanaat ve algılarınızı bir tarafa bırakmalısınız.

Sonra beyin prangalarınızı çözerek arkanıza yaslanmalı, bu acayip teklifin arka planında neler olabileceğini düşünmeye başlamalısınız.

Hatta soru işaretleri bol bir iklime yönelerek kendinize AVM lere ilişkin sorular sormalısınız...

...

AVM ler yokken ben nasıl yaşamayı başarıyordum acaba, der gibi...

Ya da mesela "AVM ler şehirlerin dışına yapılmalıdır" üst akıl mavralarına ne oldu şimdi, sorusundan başlamak da gayet akıllıca olabilir. Neden yitirdik o azıcık hassasiyeti acaba?

"İzmit'in merkezinde REAL mi yapılırmış" diye ortalığı kasıp kavuranlarımız nerede şimdilerde dersiniz? Şehir Merkezine AVM yapıyor olmasınlar?

Önce yaşam tarzları mı değişti onların, yoksa AVM ruhları galebe çaldı da yaşam tarzları mı evrim geçirdi?

Kültürümüze dair üst perde nutukları atarken, ahilik kültüründen bahsetmiyor muyduk bizler? Ne oldu bize dersiniz? Ve dahi esnafın komşu esnafa siftah yaptırmak üzere müşteriyi yönlendirmesini alay-ı vala ile anlatanlar değil miydik biz, hitabet üstatları?

Ne iştir? Bu kültürün canlıları hükmederken dünyamıza niçin her köşe başında pıtrak gibi çoğalır AVM ler? İstanbul'un her mahallesinde bir AVM açılıyor olması neye işarettir? "Yeni yaşam merkeziniz" türü cafcaflı reklamların konusu neden olurlar buralar?

Soruları daha da çoğaltabilirsiniz.

Ancak sorular, daha fazla cevaba gebe bırakılmaktan hoşlanmaz.

...

Evet, kim ne derse desin, AVM ler eğlenceyi ve zaman öldürmeyi tüketim çılgınlığı ile taçlandırmak üzere inşa edilen yeni yaşam biçiminin kutsanan merkezleridir.

Çağımızın vebası olan alışverişin raflar arasında tavafa tabi tutulduğu bir harcanma şeklidir, AVM.

Buralar, "Param olmasa da alırım, kredi kartı ile geleceği ipotekleme aşkına" zikrinin ayine dönüştürüldüğü yeni dergahlardır.

İhtiyaç için gidilmeyen bilakis yaşam biçimine dönüşen alışveriş ritüelinin ya da ibadetinin eda edildiği yerlerdir AVM ler.

Kısaca AVM ler, tüketim manyakları türetme illüzyonuyla yığınların serkeşleştirildiği kapitalizm mabetleridir.

"Mescide ne gerek var" o zaman demek, çok mu anlamsızdır?

AVM mabedinin içine bir mabed daha koymanın mantığı nedir?

Kimse kusura bakmasın.

Mahalle kültürünü ve cami merkezli esnaf şekillenişindeki asil ticareti yerle bir ederek bilinçsiz tüketici profilini yükselten bu yerlere mescit açılmasını teklif etmek, "lütfen alnı secdeli insanları da tüketim manyağı yapın" demekle eşdeğerdir.

...

Sormak lazım...

Namaz kılanın AVM de ne işi olabilir? Diyelim ki işi oldu, ki olabilir, gittiğinde saatlerce orada takılmasını, kim nasıl izah edebilir?

Namaz kılan için iki namaz arası bile çokken mescit açarak bu sürenin uzatılmasını adeta teklif etmek, hatta bu teklifi "emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker" konsepti ile ambalajlamak, tefekkür yoksunluğundan başka bir şey olmasa gerektir. Ya da bu hal "bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" edilgenliğinin enfes göstergesidir.

Mescit teklifiyle AVM den daha erken çıkma ihtimali, neden ortadan kaldırılmak istenir? Ayrıca "Namaz vakti geçiyor" huzursuzluğu ile, yabancı sermayeli ürünlerle daha az hemhal olmak, güzel bir şey değil midir?

Kısaca ithal ürünleri yoğun bu cıstaklı merkezlerin, tüketme aşkının kara sevdalılarını çoğaltma iştiyakı olduğunu bile bile, mescit isteme veya var olan mescidi büyüttürme talebinde bulunmak, AVM lerin Müslümanlaştırılmasına katkı sağlamak değil de nedir?

Bir tarafta tüm anlamlı değerlerimizi yok eden reyonlar, diğer tarafta Allahuekber...

Emin olun ki; sivillikten uzak, ilkeleri ve kıstasları olan bu kamusal alana, tüketim kumpanyalarına, muhafazakarları da yamamak harika bir aklın eseridir. Legalleştirme de var içinde, dini bütün insanların çözülüşüne katkı yapmak da...

Kutlu olsun hepimize...

İnanca saygı algısını pompalayarak, normalleştirme emelini gerçekleştiriyor kapitalizm. "Mescit var, gerisi ne gam"  çözülüşünü zerk ederek üzerimize...

Tabi ki aşk olsun fark edebilene...

"Camiler açık, daha ne istiyorsunuz" nutkunu, bir zamanlar bize ezberleten Demirel yaklaşımı yani...

...

Bu tür kültürel çözülüşleri dillendirmeyi geçtik, akla getirenler varsa eğer, hala umut var demektir.

Yok eğer "bu ne geri kafalı adam" terennümü şu an baskınsa sizde, çok rahatlıkla ruhunuza el-Fatiha diyebilirsiniz.

Ya da "bu saçmalıkları sıralamakla bu adamın eline ne geçebilir" diye düşünebilir, en azından geri kafalılığımı tescillemekten vazgeçebilirsiniz.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner184