FLAŞ HABER
 OKUL KANTİNLERİMİZ

Olağanüstü olaylarla geçen bir yaz döneminin ardından yeni eğitim-öğretim dönemine girmiş bulunmaktayız. Bir taraftan idareci ve öğretmenler diğer taraftan da veliler olmak üzere tüm eğitim camiası olarak hayli önemli bir süreçle karşı karşıyayız. Konu çocuklarımız, ülkemizin geleceği gençler olunca durum biraz daha ciddiyet arz etmektedir.

Bakanlık bünyesinde eğitimcilerimize yönelik kurum içi bir takım seminerler ve programlar düzenlenmesi suretiyle nitelik yönünden iyileşmeler yapılmaya çalışılmakta. Okullarımızda hem şekil hem de diğer eğitsel faaliyetler bakımından güzel çalışmalar gözlemlenmektedir.

Eğitim ve öğretim konusu oldukça geniş bir alanı kapsamasına rağmen sorunlarla dolu ve hemen her kesimden insanımızın katılabileceği gibi, ülkemizde eğitim ile ilgili büyük bir boşluk bulunmaktadır. Ders materyalleri ile ilgili bazı problemler hakkında daha önce bir yazımızda dar kapsamlı da olsa konuya değinmiştik.

Bu yazımızda sadece okullarımızdaki kantinlerimizin durumu hakkında bazı değerlendirmelerde bulunmaya çalışacağız.

Ülke genelinde önceden başlatılan okul sütü ve sonrasında kuru üzüm dağıtımı projesi oldukça önemli. Çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi ve üreticilerimizin desteklenmesi konusunda takdirle karşılanması gereken bir durum. Fakat çocuklarımızın beslenme alışkanlıkları sadece bu iki ürünle sınırlı değil. Öğrencilerimizin, öğlen arasında yiyecek ihtiyacı için büyük olasılıkla kantinleri kullanılması bu durumu oldukça önemli hale getirmektedir. Hatta kantinden alışveriş yapılan teneffüsler, öğrenciler için bazen dört gözle beklenen bir mola olarak görülmektedir. Öğrencilerimizin yanı sıra, öğretmenlerimiz de bazen kahvaltı yapmadan evden çıkmakta ve öğlen arası veya teneffüslerde kantin kullanımı popüler bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şimdi kantinlerimizin niçin bu kadar kritik öneme sahip olduğuna gelelim.

Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin beslenme ihtiyaçları noktasında kantinler en pratik çözüm olmasından ötürü ortam olarak temiz ve ürün bakımından da helal gıdalar ile desteklenmelidir. Zira gün geçmiyor ki medyada gıda hileleriyle ilgili bir haber olmasın.

Giriş paragrafında da belirttiğimiz gibi, oldukça kritik bir yaz mevsiminden geçmiş olarak her türlü terör olaylarıyla karşı karşıya bulunduğumuz ülkemizde, sinsi bir şekilde insanlarımızın sağlığıyla oynayan bir takım paragöz insanlar, bilerek veya bilmeyerek gıda terörüne önayak olmaktadır. Silahlı terör ülke nüfusunun sadece bir kısmını hedef almasına rağmen, gıda terörü tüm insanımız için tehlike oluşturmaktadır. İşin ilginç tarafı bu teröre sebep olanları ayırt etmek ve sorumlularını bulmak oldukça zor görünmektedir.

Öğrencilerimiz veya öğretmenlerimiz teneffüste satın aldığı bozuk kaşarlı tostun yanında, içinde bol miktarda boya ve şekerli su içeren sözüm ona meyve suyu veya çay kazanlarının iç kısımlarının yeterince dezenfekte edilmediği çay setlerinden alınan çayların eşliğinde keyifli bir mola geçirdiklerini zannederler. Hâlbuki herhangi bir helal sertifikaya sahip olmayan ürünlerle  -çoğu zaman piyasanın en ucuzu- doldurulan kantinler, çocuklarımız ve eğitimcilerimiz için büyük tehlike oluşturmaktadır.

Ülkemizde helal gıda ile ilgili çalışmalar oldukça yeni ve yetersiz bir durumdadır. TSE bile bu konuyla ilişkin yaptığı çalışmalara oldukça yakın bir zamanda başlamıştır.

Kantinleri işleten insanlarımızın da bu konuyla ilgili fazla bilgisi bulunmamakta ve onların da yeterli donanıma sahip olması gerekmektedir.  

Milli Eğitim Bakanlığımız kantinler ve diğer gıda mekânları hakkında yeni bir genelge yayınladı. Bu genelgede, mekânların temizliği ve hijyene ait kriterleri, satılması uygun olan/olmayan gıdalar ile ilgili bazı kurallar sıralanmakta sonrasında ise satılması sakıncalı gıdaların bazı şartları sağladığında satılabileceğini ifade eden maddeleri bulunmakta.

Bu noktada hangi okul idarecimiz kantinde satılan böreklerin kaç kalori içerdiğini nasıl inceleyecek veya hangi sucuğun tek tırnaklı  (at, eşek domuz v.b) eti içerip içermediğini araştıracak? Okul idarecilerimizin zaten işleri yeterince yoğun iken, bir de kendilerini veteriner hekim yerine koyup laboratuar ortamında gıda incelemesi mi yapacaklar? Para kazanma hırsı içinde koşturan insanların “işleri kitabına uydurarak” her türlü hileli gıdayı ucuza mal edip çok kazanmalarını engellemek veya takip etmek okul idarecilerimizin işi midir?

Bu meselenin en güvenilir yöntemi gıda üretim tesislerinin, ürünleri paketlerken içerik malzemelerini anlaşılabilir bir dille beyan etmelerini zorunlu hale getirmek, ülke genelinde toplu yemek kullanım alanlarında ve diğer işyerleri yemekhanelerinde sadece “Helal Belgeli Ürünler”in satışını yaptırıp denetlemektir. Okul kantinlerinde satılan tüm “Helal Sertifikalı” ürünlerin bir listesi okul yönetimine verilir ve bu liste dışında herhangi bir gıda satışı yapılmaz. Öğrenci ve öğretmenlerimiz de sağlıklı beslenme imkânına kavuşmuş olurlar.

Peki, bu konu hakkında neler yapabiliriz?

-Öncelikle biz veliler helal gıdanın ne olduğu konusunda yetkililerden bilgi alabiliriz.

-Okullarımızdaki idari görevlilerimiz il müdürlüklerinden bilgi alarak konu hakkında kamuoyu oluşturabilir.

-Okul aile birlikleri, okul yönetiminden bilgi isteyebilir.

-Velilerimiz BİMER yoluyla Bakanlık nezdinde helal gıda hakkında bir çalışma olup olmadığını sorabilir ve genel bir kamuoyu bilinci oluşturulabilir.

-Okul kantinleri işleten esnafımız bu konuda eğitim isteyebilir ve gerekli yetkili kurumlardan helal gıda sertifikasına sahip işletmelerin güncel listesini isteyip ürün tercihi yapabilirler.

-Milli Eğitim Bakanlığımız, okul kantin ihalelerinde gerekli belgeler arasında satılan ürünlere ait helal gıda sertifikalarını isteyebilir.

 -Helal Gıda sertifikalarının düzenli kontrol edilmesi konusunda okul idarelerine Bakanlık tarafından yetki verilebilir.

-Öğrencilerimize helal gıda bilgisi verip özenli davranmalarını sağlayabiliriz.

…………………

Okul kantin ihalesine bir örnek olarak aşağıdaki linke bir göz atarsanız, ihaleye girmek isteyen girişimcilerimizden neler talep edildiği konusunda genel bir izlenim edinebilirsiniz.

http://kecioren.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2015_10/08090244_ahitzarifoluortaokuluhalelanveartnamesi.pdf

……………………………..

Milli Eğitim Bakanlığımızın 2016-2017 döneminden itibaren uygulamaya koyduğu “Okul Kantinlerinde Satılacak  Gıdalar ve Eğitim Kurumlarındaki Gıda İşletmelerinin Hijyen Yönünden Denetlenmesi” isimli genelge:

http://www.milliegitimhaber.com/meb-okul-kantinleri-genelgesi-2016-11777.html

…………………………………………………………….

Ne diyelim, sonuçta çocuklarımızın midesine gidenler ayağına aldığımız en pahalı ayakkabıdan daha önemli değil midir?

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner184